Sık Sorulan Sorular

Uyku Apnesi Nedir?
Kaç Kişi Uyku Apnesinden Şikâyetçidir?
İnsanlar Uyku Apnesinden Ölebilir mi?
Kimlerde Uyku Apnesi oluşmaktadır?
Uyku Apnesi Sebepleri nelerdir?

Uyku Apnesi Nasıl Belirir?
Uyku Apnesinin Yan Etkileri Var mıdır?

Uyku Apnesi olup olmadığını nasıl anlarım?
Uyku Apnesi Nasıl Teşhis Edilir?

Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?

Damak İmplantı yöntemi nedir? Nasıl çalışır?
Yumuşak damağa girişler nasıl yerleştirilmektedir?
Ek ne kadar büyüktür? Neye benzer?

Ekler çıkartılabilir mi? Çıkartılabilirse nasıl?

Tedavi ne kadar etkilidir?
Kim bu yöntem ile tedavi edilebilir?
Ne kadara mal olmaktadır?
Yöntem ödemesi nasıldır?
Damaksal yenileme yöntemini uygulayan, bana en yakın doktoru nasıl bulacağım?
Horlamaya ne neden olur?
Apne sırasında nasıl nefes alınır?
Ben/ yatak partnerim horluyor. Bende uyku apnesi var mı?
Horlama kötü bir problem midir?


 

Uyku Apnesi Nedir?
Uyku apnesi uyku esnasında nefes kesilmesi olarak tanımlanabilir. Bu oldukça ciddi, genelde anlaşıldığından daha yaygın potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir durumdur. İsmini yunanca bir kelime olan apneadan almış ve nefes isteği anlamına gelmektedir. İki tür uyku apnesi vardır:

1.Merkezi
2.Engelleyici

Merkezi olan daha sık rastlanan bu durum beynin nefes kaslarına respirasyon başlatmak için uygun sinyallerin gönderilmeye başlanması ile belirir. Engelleyici uyku apnesi ise daha sık görülen ve kişinin devamlı olarak çaba sarf etmesine rağmen havanın kişinin ağzından veya burnundan girip çıkamaması ile belirmektedir. Sonuç olarak, uyku apnesi olan kişiler bir saat içinde 20-30 kez hatta daha fazla farkında olmadan uyanır. Başa Dön

Kaç Kişi Uyku Apnesinden Şikâyetçidir?
Sadece Amerika'da 12 milyon kişiden fazla insan uyku apnesinden şikâyet etmektedir ve 10 milyon kişiden fazlası da bu durumunun farkında değildir. Başa Dön

İnsanlar Uyku Apnesinden Ölebilir mi?
Evet, her sene 38.000 kişi uyku apnesi komplikasyonundan ölmektedir. Başa Dön

Kimlerde Uyku Apnesi oluşmaktadır?
Uyku apnesi her yaş grubunda ve her cinsiyette insanlarda görülmektedir. Ancak kadınlarda teşhis edilmediği halde erkeklerde daha sık olarak görülmektedir. Genç Amerikalı Siyahlarda sıklıkla görülmektedir. Tahmini olarak en az 12 milyon Amerikalıda uyku apnesi bulunmaktadır. Uyku apnesi erkeklerde daha fazladır. Başa Dön

Uyku Apnesi Sebepleri nelerdir?
Uyku apneasının birçok nedeni olabilir. Bunlar:

  • Yaşlanma, kasların zarar görmesi.
  • Anatomi, hava yolu yapısı hava yolunun çökmesi için daha eğilimli ve engelleyici olabilir.
  • Hayat biçimi. Kilo, sigara içimi ve alkol. Başa Dön

Uyku Apnesi Nasıl Belirir?
Uyku esnasında hava yolu dokuları gevşer hava yolu daralır veya uyku esnasında bloke olur. Birçok kişide, yumuşak damağın ve dilin gevşemesi engellemeye yol açar. Uyku apnesi aynı zamanda aşırı miktarda dokunun hava yolunu daraltması sonucunda obez kişilerde de görülmektedir. Daralmış olan bir havayolu ile kişi nefes almak için çabalarına devam eder ancak hava burundan ve ağızdan kolayca geçmediğinden bu oldukça ağır bir nefessiz sürekli uyanarak periyodik horlamaya neden olur. Alkolün etkisi ve uyku hapları sürekliliği arttırır ve uyku apnesi olan kişilerde nefes alma sürekliliği duraklar. Başa Dön

Uyku Apnesinin Yan Etkileri Var mıdır?
Kişilerin normal uyku düzeninde oluşan ciddi huzursuzluklar yüzünden, uyku apnesi olan kişiler gün içerisinde kendilerini uykulu hissederler ve konsantrasyon ve performanslarından şikâyet ederler. Uyku apneası oranı önemli bir oranda hayatı tehdit etmektedir. Semptomlara depresyon, sinirlilik, cinsel fonksiyon kaybı, öğrenme ve hafıza zorluğu, işte, telefonda, araba kullanırken uykuya dalma gibi şikâyetler de eklenmektedir. Tedavi edilmemiş uyku apnesi hastalarının araba kazalası yapma oranı 3 kat daha fazladır. Bunlara ek olarak, yaklaşık %50 uyku apnesi olan hastaların yüksek tansiyonu bulunmaktadır ve kalp krizi ve felç riski yüksektir. Başa Dön

Uyku Apnesi olup olmadığını nasıl anlarım?
Sizin bu sorunuza en iyi cevap verebilecek kişilerden biri birlikte uyuduğunuz partnerinizdir. Uyku apneası olan hastalar genelde aşağıdaki belirtilere sahiptir.

  • Yüksek sesli, sürekli horlama ki 10 saniye ile bir dakika kadar sürebilen aralıklar ile alakalı. Her horlayan kişide uyku apnesi bulunmadığı gibi her uyku apnesi olan insanda horlamayabilir. Bu en iyi ve en açık belirgin göstergedir.
  • Uyku esnasında partnerinin periyodik olarak nefesinin kesildiğini belirtmesi.
  • Gün içerisinde aşırı uyku hali ve yorgunluk veya uyku apnesi belirtisi olmadan uykuya dalma. Bu otururken, mesela konferans esnasında, televizyon seyrederken, sırada otururken ve hatta araba kullanırken olabilir. Kendinize "okurken, televizyon seyrederken, araba kullanırken uykuya dalmadan daha uzun süreli bu işleri yapabilip yapamadığınız" sorusunu sorun. Eğer cevabınız evet ise uyku apneası veya başka bir uyku düzensizliğiniz var demektir. Hatta gerçekten uykuya dalmıyor uzun zaman uyuduktan sonra hala kendinizi aşırı yorgun hissediyorsanız buda bir göstergedir.
  • Uykusunu alamamak sabah kendini sersem ve donuk hissetmek, sabah baş ağrıları, ağızdasert bir kuruluk hissi.
  • Vücut hareketleri sıkça her uyku apnesi bölümlerinden uyanmak ile alakalı olarak. Başa Dön

Uyku Apnesi Nasıl Teşhis Edilir?
Pratisyen hekimlere, göğüs cerrahlarına, KBB doktorlarına, nörologlara ek olarak özellikle uyku bozuklukları üzerine eğitilmiş diğer bilim adamları kesin bir tanımlama ve inisiyatif tedavi gerektirmektedir. Uykunun bozulması için birçok sebep olmasından dolayı uyku apnesinin tanımlaması oldukça zordur. Kişileri değerlendirmek için birçok test bulunmaktadır. Bunlardan bazıları:

  • Polysomnography;
    uyku esnasında beynin elektrik aktivitelerini, göz hareketlerini, kas aktivitelerini, kalp atım oranını, respirasyon sayısı, hava akımını, kan oksijen oranı gibi değişik vücut hareketlerini kaydeden bir testtir. Bu test hem uyku apnesi ve onun ciddiyet derecesini tanımlamak içindir.
  • Multiple Uyku Latency Testi (MSLT);
    uykuya dalma hızını ölçmektedir. Bu testte hastalara gün içerisinde normalde uyanık olmaları gereken ve uykuya dalmaları için değişik fırsatlar verilmektedir. Her fırsatta, uykuya dalma zamanı ölçülür. Bu ölçümde 5 dakikadan önce uykuya dalan her bireyin uyku bozukluğunun bir çeşidi için tedavi görmelidir. MSLT gün içerisinde aşırı uyku hali ve diğer tip uyku bozukluğu derecesini ölçmekte kullanılmaktadır.
  • Epworth Uykusuzluk Ölçüsü (ESS);
    Avustralyalı araştırmacılar tarafından geliştirildi. Uyku ile uğraşan bilim adamları tarafından dünya çapında uykusuzluk ve gün içerisinde uyku halini ölçmek için kullanılmaktadır. Test sorgulama formları verilerek numaralandırılmış sorular sorularak hastaların gün içerisinde şekerleme yapma, uykuya dalma ve kendisini yorgun hissetme süreçlerini göstermektedir. Tanımlama testleri genellikle uyku merkezlerinde performans göstermektedir ancak, yeni teknoloji hastaların evlerinde de hareket etme fırsatı vermektedir. Başa Dön

Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?
Uyku apnesi için özel tedavi her hastada medikal geçmişi, fiziksel inceleme ve polysomonography sonuçlarına göre ayrı ayrı yapılmalıdır. İlaçlar genellikle uyku apneası için etkili değildir. Oksijen bazı kalp hastalıklarının sebep olduğu merkezi uyku apnesi olan hastalarda bazen kullanılmaktadır. Engelleyici uyku apnesi olan hastalarda kullanılmaz.

  • Fiziksel veya Medikal Terapi
    Sürekli pozitif havayolu basıncı (CPAP) uyku apnesi için en popüler tedavidir. Bu uygulamada, hasta uyurken burnunun üzerine bir maske takar ve bir hava vericiden çıkan hava nazal geçişlerden girer. Hava basıncı uyku sırasında boğazın açılır kapanır olabilmesini sağlamak için ayarlanabilir. Nazal CPAP kullanıldığında havayolu yakınlaşmasını sağlar ancak, apne bölümleri CPAP durdurulduğunda veya doğru kullanılmadığında geri gelmektedir. Klostrofobi, nazal dolgunluk, sosyal faktörler ve rahatsızlık gibi faktörlerden dolayı CPAP başarı oranı %50 den daha azdır. Dental uygulamalar alt çenenin ve dilin yeniden pozisyon verilmesi horlayan ancak uyku apneası olmayan bazı hastalarda yardımcı olmaktadır. Bir diş hekimi veya ortodontist hastaya bir cihaz ile uygulamayı yapan kişidir. Bu uygulamalar çok pahalıya mal olmaktadır. Çalışmalar bu uygulamaların yorgunlarda etkili olduğunu ancak başarısının %60 dan dan az olduğunu göstermektedir. Başarı oranları rahatsızlıklar, TMJ veya ağız ağrısı, mukoza kuruması, diş rahatsızlığı ve aşırı salya akışında etkilidir.
  • Ameliyat
    Uyku apnesi olan bazı hastaların ameliyata gerekebilir. Birçok cerrahi uygulama hava yolunu genişletmek için kullanılmasına rağmen hiç biri tamamen başarıya ulaşmış veya genel anestezi gerektirdiğinden risksiz değildir. Bu tür cerrahi uygulamalar uzun süreli nekahat dönemi gerektirmektedir ve pahalıdır. Hastanın bir fayda görmesi için birden fazla tekrarlanması gerekebilir. Sıkça rastlanan cerrahi müdahaleler şunlardır: Uvulopalatopharyngoplasty (UPPP) boğazdaki aşırı dokuların alınması için kullanılan bir uygulamadır (bademcikler, küçükdil ve yumuşak damağın bir parçası). Bu uygulamanın başarı oranı %30-60 civarındadır. Uzun zamanlı yan etkileri ve faydaları bilinmemektedir ve hangi hastaların bu işlem ile iyi olacakları bilinmemektedir. Lazer yardımı ile uvulopalatoplasty (LAUP) horlamanın elimine edilmesi için kullanılmaktadır ancak uyku apnesi olan hastalarda başarı etkisi görülmemektedir. Bu uygulama boğazın arkasındaki dokuların elimine edilmesi için bir lazer cihazı kullanılması gerekmektedir. UPPP ve LAUP gibi horlamayı elimine etmekte ancak uyku apneası tedavi etmemektedir. Bu yöntem seçiminde uyku apneasının birinci belirtisi olan horlamanın duruma etki etmeden elimine edilmesi uyku apneası tanımlanmasındaki gecikme riskini taşımakla beraber tedaviyi de geciktirmektedir. Başa Dön

Damak İmplantı yöntemi nedir? Nasıl çalışır?
Damak İmplantı yöntemi en az yayılan, hafif ve ilerlemiş damaksal hastalığı uyku apnesi ve horlama için birinci etap tedavi şeklidir. İşlemde damağın sertleşmesine sebep olan hastanın yumuşak damağında açılan üç minik delik ile yerleştirilir. Sertlik, uyku apnesi tedavisinde hava yolunun etkinliğinin blokajını önlemekte veya azaltmakta yardımcıdır ve bazı bireylerde horlamanın şiddetinin azalmasında tatmin edici sonuçlar sağlamaktadır. İmplant girişleri 18mm uzunluğundadır ve medikal implantasyon ürünleri için kullanılan örme yumuşak polyester materyallerinden yapılmıştır. Damak İmplantı yöntemi tek defalı, kısa, ofiste uygulanabilir ve sınırlı uyuşturma ile yapılabilmektedir ve tersine çevrilebilir bir yöntemdir.

Damak İmplantı yönteminin diğer yöntemlerden farklılıkları. Birkaç ana farklılık vardır:

  • Minimal risk ile kolay tedavi:
    Damak İmplantı
    yöntemi tek bir muayenehane ziyareti ile sınırlı, uyuşturma altında başarılı sonuç vermekte ve %1 den az istenmeyen durum riski göstermiştir. Diğer medikal ve cerrahi tedaviler ya çok uzun zamanlı tedavi, birçok kez muayenehane ziyareti gerektirmekte veya bir ameliyathanede genel anestezi altında uygulamalarda performans göstermiştir.
  • Minimal Rahatsızlık:
    Damak İmplantı
    yöntemi kimyasal öğeler, ısıtma veya doku çıkartması gerektirmemektedir. Bundan dolayı, yöntem minimal rahatsızlık verir ve birçok hasta normal diyetine, günlük aktivitelerine aynı gün içerisinde geri döner.
  • İspatlanmış sonuç:
    Damak İmplantı
    yöntemi çok düşük istenmeyen durum ile diğer yöntemlerle (UPP ve LAUP gibi) rekabet edebilir sonuçlar elde etmiştir. Birçok hasta kayda değer uzun süreli horlamada azalma raporları vermiştir. Engelleyici uyku apneası olan %80 hasta klinik çalışmasında uyku apnesi sertliği azaltılmıştır. %80 OSA hastaları ve partnerlerine klinik denemelerinde Damak İmplantı yöntemi tavsiye edilmiştir. UPP ve LAUP gibi tedavileri de içerisine alan daha yaygın tedavi seçenekleri değişken başarı oranlıdır, daha pahalıdır, genel anestezi altında uygulandıklarından risk oranını yükseltmektedir, ciddi operasyon sonrası ağrılara ve istenmeyen yan etkilere neden olmaktadır. Tüm bunlara ek olarak, OSA için tipik ilk tedavi şekli olan CPAP bazen hastaların kaldıramayacağı hayat boyu süren bir tedavidir. RF tedavisi birden çok yöntem gerektirmekte ve çok sayıda muayenehane ziyareti gerektirmektedir. Damak İmplantı güvenli, etkili, tek seferli ciddi bir tedavi alternatifidir. Başa Dön

Yumuşak damağa girişler nasıl yerleştirilmektedir?
Her hastaya üç İmplant girişi yapılmaktadır. Bu girişler özel bir şekilde tasarımlanmış bir iletim aletine önceden yüklenmiştir. Her giriş ve iletici aleti uygulayan doktora steril bir paket içerisinde sağlanmaktadır. Her girişi yerleştirmek için doktor girişleri yumuşak damağa gömebilmek için iletim aletini kullanır. İletim aleti çıkartılırken gömme işlemi yumuşak damağın sol tarafına yerleştirilmiştir. Damak dokusu çıkarılmaz. Başa Dön

Ek ne kadar büyüktür? Neye benzer?
Her bir oldukça iyi tasarımlanmış, minik örgü implant ekleri yaklaşık olarak 18 mm uzunluğunda, dış çevresi 2 mm dir. Ekler yıllar boyunca implantasyon için medikal yöntemlerde kullanılmış polyester materyalinde yapılmış örgülerdir. Başa Dön

Ekler çıkartılabilir mi? Çıkartılabilirse nasıl?
Evet. Ek, doktor muayenehanesinde hiçbir özel cerrahi alete gerek duyulmadan kolay bir yöntemle çıkartılabilir. Başa Dön

Tedavi ne kadar etkilidir?
Damak İmplantı yöntemi UPP ve LAUP gibi saldırgan yöntemlerle mukayese edildiğinde çok az istenmeyen durum ile başarılıdır. Engelleyici uyku apneası olan %80 hasta klinik çalışmasında uyku apneası sertliği azaltılmıştır. Rapor edilmiş istenmeyen durum oranı yüzde birden azdır. %80 den fazla OSA hastaları ve yatak partnerlerine Damak İmplantı yöntemi önerilmektedir. Başa Dön

Kim bu yöntem ile tedavi edilebilir?
Damak İmplantı
hafiften şiddetliye damaksal uyku apnesi ve horlama için FDA (Gıda ve İlaç Dairesi) onayına ve CE belgesine sahiptir. Başa Dön

Ne kadara mal olmaktadır?
Web sayfamızı ziyaret ederek sayfamızda bulunan DAMAK İMPLANTI tedavisi yapan doktorlar bölümünden size an yakın bir doktordan maliyeti ögrenebilirsiniz. Başa Dön

Yöntem ödemesi nasıldır?
Uyku apnesi tanısı ve tedavisi geleneksel olarak ödenmektedir. Bilar medikal devlete bağlı bazı kurum ve kuruluşlarla anlaşmalıdır. Başa Dön

Damaksal yenileme yöntemini uygulayan, bana en yakın doktoru nasıl bulacağım?
Kulak Burun Boğaz doktorları ve bazı uyku ve nefes alma problemleri üzerine uzmanlaşmış oral doktorlar uygulamayı yapmaktadır. Web sayfamızdaki bir doktor bul butonunu tıklayarak size en yakın doktoru bulabilirsiniz. Başa Dön

Horlamaya ne neden olur?
Hava yolunun yumuşak damak dokusundaki ağzın ve boğazın arkasındaki istikrarsız geçişi horlamanın gürültülü seslerine sebep olmaktadır. Bu istikrarsızlık dokuların titreşmesine neden olur ki bu horlama sesleridir. Havayolunuzun bazı bölümleri horlamanıza katkıda bulunmaktadır. (Nazal geçiş, küçük dil, dil ve yumuşak damak) Eğer horluyorsanız, damak bir katkıda bulunucudur. Hastaların %80 inde damağın horlamada başlıca katkıda bulunduğuna inanılmaktadır. Başa Dön

Apne sırasında nasıl nefes alınır?
Apne esnasında, kişi oksijen alıp karbondioksit verimini yapamaz ki buda kanda oksijen seviyesinin düşmesi ve karbondioksit seviyesinin artmasına yol açmaktadır. Oksijenin azalması ve karbondioksitin fazlalaşması beyni kaldığı yerden nefes almaya devam etmesi için uyarır ve uyanmaya neden olur. Her uyanışta beyinden üst hava yolu kaslarına bir sinyal yollayarak hava yolunun açılmasına ve nefes almanın geri gelmesine yol açar ve genellikle bu yüksek sesli bir horultu ve nefes nefese kalma ile olmaktadır. Sık uyanışlar yeniden nefes almayı başlatması için gerekli olmasına rağmen, hastayı derin uykudan ve dinlenmekten mahrum bırakır. Başa Dön

Ben/ yatak partnerim horluyor. Bende uyku apnesi var mı?
Eğer siz veya uyku partneriniz horluyorsa, uyku apnenizin olması olasıdır. Ancak, bazı horlayan kişiler OSA?lı değildir. Horlamanın sesine ve biçimine dikkat edin. Sabit ve düzenli bir horlama mı yoksa yüksek sesli ve periyodik sessizlik, normal nefes alma ve/veya hava için nefes nefese kalma sürekli patlamalarla noktalanmakta ise bu OSA olabilir. Eğer öyle ise bir doktor tarafından teşhis edilmesi önerilmektedir. Başa Dön

Horlama kötü bir problem midir?
Horlama yatak odası ahengini etkiler ve gün içerisinde uykulu ve sinirli olmaya neden olur ve bu ortak bir problemdir. Herkes arkadaşının ve sevdiklerinin bu problemini bilir ve bu sorun arkadaşlıklarına neden olur. Son zamanlarda yapılan incelemelere göre %80 horlayan çift yataklarını ayırmıştır. Buna ek olarak ortalama horlamayan kişi gecede bir saat kaybetmektedir. Yaklaşık olarak horlayan normal yetişkinlerin %45'i en azından zaman zaman ve % 25'i alışılmış sürekli bir horlamadır. Dahası, uyku bozuklukları kanıt bağlantılarında yükselme bulunmaktadır (hem horlama hem de uyku apneası). Buda hipertansiyon ve felç gibi uzun süreli bir sağlık problemleridir. Başa Dön